Güç, İktidar ve Kalıntıların Ardından: Siyaset Bilimi Perspektifi Güç ilişkilerini anlamak, toplumsal düzeni okumak ve kurumların işleyişine dair eleştirel bir bakış geliştirmek, modern siyaset biliminin temel uğraşlarından biridir. “Kalıntı” serisinin sona erip ermediği sorusu, aslında sadece edebiyat veya tarihsel bir tartışma değil; aynı zamanda iktidarın sürekliliği, meşruiyet ve katılım ekseninde toplumsal dinamikleri anlamaya yönelik bir siyasal sorudur. İktidarın Tanımı ve Kalıntıların Gösterdiği İzler İktidar, Max Weber’in klasik tanımıyla “başkalarının davranışlarını kendi iradeniz doğrultusunda şekillendirme kapasitesi” olarak anlaşılır. Kalıntı serisi bağlamında, iktidarın fiziksel, kültürel ve sembolik izleri birer veri noktası sunar. Arkeolojik ve tarihsel kalıntılar, yalnızca geçmişin belgeleri değil, aynı zamanda…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Geçmişten Günümüze Kaloma Hesabı: Tarihsel Bir Bakış Geçmişi anlamak, bugünü yorumlamanın en güçlü yollarından biridir. Kaloma hesabı, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, köy ekonomilerinden kent ticaretine kadar farklı toplumsal ve ekonomik bağlamlarda işleyen bir hesaplama yöntemiydi. Bu yöntem, yalnızca bir matematiksel işlem değil, aynı zamanda toplumun üretim ilişkilerini, sınıfsal dengelerini ve ekonomik kültürünü yansıtan bir araçtı. Bağlamsal analiz ile bakıldığında, kaloma hesabı üzerinden ekonomik kararların ve toplumsal ilişkilerin nasıl şekillendiğini görmek mümkündür. Kaloma Hesabının Osmanlı Dönemindeki Temelleri Osmanlı arşiv belgelerinde kaloma hesabı sıkça rastlanan bir yöntemdir. Vakıf kayıtları, tahrir defterleri ve kadı sicilleri, bu yöntemin hem üretim hem de vergi dağılımında kullanıldığını gösterir.…
Yorum BırakHerediter Sendrom Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından İnceleme Bazen, sabah işe gitmek için evden çıkarken ya da akşam trafikte sıkışıp kalırken, hayatta bazı şeylerin nasıl döndüğünü sorgularım. Her şeyin hızla geçtiği bu dünyada, aslında geride bıraktığımız insanlar, onların yaşadıkları zorluklar ve hastalıklar hakkında çok daha fazla şey bilmemiz gerekiyor. İşte bunlardan biri de “herediter sendromlar”. Herediter sendrom ne demek? Kısaca, aileden nesilden nesile geçebilen, genetik faktörlerle bağlantılı hastalıkların toplamıdır. Ama bunun ötesinde, bu hastalıkların toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adaletle nasıl kesiştiğini anlamak çok daha önemlidir. Herediter Sendromlar: Genetik Temel Öncelikle, herediter sendromların genetik temeli üzerine…
Yorum BırakFransa’nın Simgesi Neden Horozdur? – Çocukluk Anıları ve İlk Merak Ankara’da, dar sokakları olan bir semtte büyüyen biri olarak, çocukken hayvanlar ve semboller ilgimi çekerdi. Mahalledeki küçük parkta oynarken, dedem bana bazen “Fransızlar horozu çok sever, çünkü onların simgesi odur” derdi. O zamanlar sadece “hı, tamam” der geçerdim, ama yıllar geçtikçe merakım arttı. Ekonomi okurken, verilerle uğraşmak bana alışkanlık kazandırdı; şimdi her sembolün, her figürün bir hikâyesi olduğunu fark ediyorum. Fransa’nın simgesi neden horozdur sorusu da aslında tarih, kültür ve ekonomi ile iç içe bir hikâyeye sahip. Fransa’nın horozu, pek çok resmi ve gayri resmi kullanımda karşımıza çıkıyor: milli takımların…
Yorum BırakVücut Losyonu: Kültürler Arası Bir Yolculuk Hayatın karmaşasında küçük, gündelik eylemler çoğu zaman gözden kaçar. Bir sabah uyanıp vücut losyonu sürmek gibi basit bir rutin, görünürde sıradan bir bakım davranışı olarak değerlendirilir. Ama kültürlerin çeşitliliğini keşfetmeye hevesli bir gözle bakarsak, bu basit eylem, bireylerin kimliklerini, ritüellerini ve toplumsal bağlarını ifade eden derin bir anlam taşıyabilir. Vücut losyonu ne işe yarar nasıl kullanılır sorusu, sadece cilt bakımını değil, toplumsal yapıların, sembollerin ve ekonomik sistemlerin bedenle ilişkisini anlamak için bir kapı aralar. Vücut losyonu, temel olarak cildi nemlendirmek, yumuşatmak ve korumak amacıyla kullanılan kozmetik bir üründür. Ancak antropolojik bakış açısıyla ele alındığında,…
Yorum BırakAdalarda Plajlar Ücretli mi? Ankara’dan Kaçışın Hikâyesi Ankara’da yaşayan biri olarak, denizle aram her zaman biraz mesafeli oldu. Küçükken ailemle Gölbaşı’na giderdik, ama deniz demek, benim için hep bir hayaldi. Ekonomi okuduğum yıllarda, veri analizleri ve raporlarla uğraşırken, insanların tatil alışkanlıklarını incelemek ilginç gelirdi bana. Özellikle adalarda plajların ücretli olup olmadığı konusu, hem tatil planı yaparken hem de bütçe hesapları yaparken önemli bir detay. İlk adaya çıkışım 22 yaşımdaydı; iş stajını bitirmiş, biraz da Ankara’nın gri havasından kaçmak istemiştim. İsmini hatırlamadığım küçük bir Ege adasına feribotla geçmiştik. Feribot biletini aldıktan sonra aklıma gelen ilk soru şuydu: “Adalarda plajlar ücretli mi?”…
Yorum BırakGiriş: Kocatepe Kahvesi ve Sosyolojik Merak Sosyal bilimlerle ilgilenen biri olarak insan davranışlarını, toplumsal yapıları ve bireylerin birbirleriyle olan etkileşimlerini incelerken, bir yandan da günlük yaşamın sıradan ama anlamlı detaylarını gözlemlemeyi severim. Sokakta yürürken bir kahve dükkanının önünden geçerken içimde beliren merak, sadece kahve aromasının çekiciliğiyle sınırlı değildir. “Kocatepe kahvenin sahibi kim?” sorusu, basit bir bilgi talebi gibi görünse de, toplumsal ilişkileri, kültürel pratikleri ve güç dengelerini anlamak için bir mercek işlevi görür. Bu yazıda, Kocatepe Kahvesi’ni sadece bir marka ya da işletme olarak değil, toplumsal bir fenomen olarak ele alacağım ve bu bağlamda sahiplik kavramını, toplumsal normlar ve eşitsizliklerle…
Yorum BırakKalabalık ve Sosyolojik Bakış Açısı Toplumsal hayatın içinde hepimiz, farkında olmadan kalabalıkların içinde hareket ederiz. Sokakta yürürken, toplu taşımada, konserlerde ya da bir spor etkinliğinde… Kalabalıklar, bireyleri yalnızca fiziksel olarak bir araya getiren varlıklar değil; aynı zamanda toplumsal ilişkilerin, normların ve güç dinamiklerinin yoğun olarak gözlemlenebildiği alanlardır. Sosyolojik olarak kalabalıkları anlamak, sadece sayılarını saymak değil; insanların etkileşimlerini, davranış biçimlerini ve toplumsal yapılarla olan ilişkilerini incelemektir. Kalabalık çeşitleri üzerine düşündüğümüzde, ilk olarak “birey” ve “toplumsal norm” kavramlarına dönmemiz gerekir. Birey, sosyal bir varlıktır ve davranışları çoğu zaman çevresindeki normlara göre şekillenir. Kalabalık ise bu normların yoğun bir şekilde gözlemlenebileceği ve test…
Yorum BırakUzaya Gönderilen Canlılar: Kimler Gitti, Ne Oldu? Evet, “Uzaya gönderilen canlılar nelerdir?” diye sordum. Şimdi bana bakıp, “Bunu soruyorsan, senin ne işin var burada?” diyebilirsiniz. Belki de. Ama siz de haklisiniz, çünkü uzaya gönderilen canlıların sayısı o kadar fazla ki, biraz kafa karıştırıcı olabilir. İzmir’deki bir kafede arkadaşlarımla, “Abi, insan niye uzaya gitsin ki?” sorusu üzerine eğlenceli bir muhabbet dönerken, birden bu konu aklıma düştü. Dedim ki, neden yazmıyorum? Uzaya gönderilen canlılar, bizim evreni anlamamızda önemli bir rol oynadılar. Hem de tam anlamıyla, “Neden biz?” sorusunun cevabını ararken. Sonuçta uzaya ilk adımı atanlar, çoğunlukla tek hücreli organizmalardan uzay maymunlarına kadar…
Yorum BırakTürkiye’nin En Eğitimli İli Hangisi? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Açısından Bir Değerlendirme Türkiye’de eğitim, toplumun en temel yapı taşlarından biridir. Bir ilin eğitim düzeyi, yalnızca okulda kazanılan bilgileri değil, aynı zamanda o ildeki toplumsal cinsiyet eşitliği, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli faktörlerle de şekillenir. İstanbul’da yaşayan, 29 yaşında, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan bir genç olarak, sokakta, toplu taşımada, işyerinde ve toplumun farklı kesimlerinde gözlemlediğim sahneler, bu konuyu derinlemesine düşündürmemi sağladı. Türkiye’nin en eğitimli ili sorusu, yalnızca okur-yazar oranı ve okul mezuniyet oranlarıyla ölçülemez; toplumsal yapıyı, kadın-erkek eşitliğini, etnik çeşitliliği ve azınlık haklarını da göz önünde bulundurmak…
Yorum Bırak