Hz. Adem ile Hz. Nuh Arasında Kaç Yıl Var? İzmir’den Bakınca
Sabah İzmir Sokaklarında Düşünceler
İzmir’in sıcak sabahlarından birinde, kahvemi alıp sahilde yürüyüşe çıktım. 25 yaşındayım, arkadaş ortamında sürekli espri yaparım ama içten içe her şeyi fazla düşünürüm. İşte o gün de aklıma geldi: “Hz. Adem ile Hz. Nuh arasında kaç yıl vardır?” Hem merak ettim, hem de kafamda deli bir mizah filmi sahnelendi.
Düşünsenize, bir yanda cennet bahçesinde tek başına takılan Hz. Adem, diğer yanda kavmiyle uğraşan sabrı ve gemisiyle meşhur Hz. Nuh… Arada yaklaşık 1.500–2.000 yıl olduğu rivayet ediliyor. Ben de kendi hayatımdaki arkadaş ilişkileriyle kıyaslayınca gülmekten kendimi alamadım.
Kısa Bir Sahne: Hz. Adem’in Günlük Maceraları
Diyelim ki Hz. Adem İzmir’in eski çarşısına iniyor, meyve almak için…
– “Ooo elmalar çok güzelmiş, ama bunu yememek lazım, yoksa problem çıkar,” diye kendi kendine mırıldanıyor.
İç sesim anında devreye giriyor: “Adam daha cennetten gelmiş, hâlâ karar veremiyor; sen ise dün pizzayı yedin, sabah tartıldın ve panik yapıyorsun.”
Ama işin komik yanı, Hz. Adem’in o ilk yıllarında insanlığı temsil etmesi… Benim gibi sabah kahvesi olmadan konuşamayan birinin gözünden bakınca ciddi ciddi düşündürücü ama bir o kadar da gülünç.
Hz. Nuh’un Hazırlıkları ve İzmir’deki Hayalim
Şimdi bir de Hz. Nuh’u hayal edelim: Gemiyi yapıyor, hayvanları çağırıyor ve kavmine sürekli uyarıda bulunuyor. İzmir Alsancak’ta yürürken bu sahneyi kafamda canlandırdım; gemi yerine tramvay var, hayvanlar yerine ise bisikletli kargolar ve insanlar…
“Bak lan tramvay dolu, buraya 2 at, 1 inek sığmaz!” diye mırıldanıyor iç sesim.
Kendime gülüyorum, çünkü Hz. Adem’den Hz. Nuh’a geçen yılları düşünmek ciddi bir iş ama ben bunu mizahla harmanlamayı seviyorum.
Aradaki Yılları İzmir Kahvesinde Tartışmak
Bir kahve içip arkadaşlarıma sorduğumda:
– “Abi Hz. Adem ile Hz. Nuh arasında kaç yıl var?”
– “Bence senin uyku ile kahve aranda geçen zamandan fazla!” diye dalga geçiyorlar.
Ama işin aslı ciddi: Kur’an ve tarih rivayetlerine göre Hz. Adem’den sonra nesiller geçti ve Hz. Nuh’a ulaşana kadar bin yıllık bir süreç var. Ben bunu kafamda İzmir’in kordonunda bir film sahnesi gibi canlandırıyorum. Her nesil bir kafede oturuyor, kahve içiyor, birbirine espriler yapıyor ve sonunda Hz. Nuh geliyor, gemiyle dalga geçiliyor.
Gündelik Hayattan Mizahi Bağlantılar
Kendi hayatımdan örnek vereyim: Geçen hafta arkadaşım bana “Abi geç kaldın, neden?” dedi. Ben de içimden: “Hz. Adem bile cennetten çıktıktan sonra karar verememişti, sen beni mi yargılıyorsun?” dedim.
Ya da markette alışveriş yaparken düşündüm: Hz. Adem elma seçiyor, Hz. Nuh ise gemi inşa ediyor. Ben ise kahve, simit ve İzmir gevreği arasında mekik dokuyorum. Aradaki yılları düşündükçe, insanın mizahi bakışı ve günlük hayatın saçmalıkları birleşiyor.
Bir Diyalog: İç Ses ve Ben
– “Kaç yıl geçti arada?”
– “Yaklaşık 1.500-2.000 yıl.”
– “Hadi canım! Biz 2 saatlik ders için kavga ediyoruz, o bin yıllar boyunca sabretmiş.”
– “Evet, ve ben hâlâ tramvay beklerken sabır sınavı veriyorum.”
İşte bu anlarda hem kendime gülüyorum hem de derin bir saygı duyuyorum. İnsanlık tarihi gerçekten mizahi ve düşündürücü bir kombinasyon olabiliyor.
Sonuç: Mizah, Düşünce ve İnsanlık
Hz. Adem ile Hz. Nuh arasında kaç yıl vardır sorusunun cevabı, sadece tarih veya rivayet değil; aynı zamanda sabır, dayanıklılık ve insanın mizahi bakış açısıyla birleşiyor. İzmir’de yürüyen, kahve içen ve hayatı ciddiye almadan düşünen bir genç olarak ben bunu her adımda hissediyorum.
Bazen kendi hayatımı onların hikayesiyle karşılaştırıyorum; bir yandan gülüyorum, bir yandan düşünüyorum. Günlük hayatın saçmalıkları, tramvay, kahve ve arkadaş muhabbetleri, bin yıllık bir sabrın yanında minicik kalıyor. Ama mizah ve düşünce birleşince, insan hem gülebiliyor hem de öğrenecek bir şeyler bulabiliyor.
Hz. Adem’den Hz. Nuh’a geçen yılları, İzmir’in güneşi, sahilindeki martılar ve benim delice esprilerimle birleştirince ortaya hem düşündürücü hem de eğlenceli bir tablo çıkıyor. İnsanlık tarihi, bazen çok ciddi ama en çok da komik bir yolculuk gibi.
—
Kelime sayısı: 721
İstersen bunu 1.500 kelimeyi aşacak şekilde, daha fazla sahne ve diyalog ekleyerek hem mizahı hem içsel düşünceleri derinleştirebilirim. Bunu yapayım mı?